ERGENEKON SÜRECİ VE HUKUK
23/1/2009 · Kategori: GÜNCEL
Türkiye’nin gündeminde en önemli yeri teşkil eden bir dava var. İsmi Ergenekon. 1 yıldır devam eden soruşturma sürecinde sıradan bir vatandaş olarak önce ne olduğunu algılayamadık… Daha sonra bildiğimiz saygı duyduğumuz bir takım aydınların gözaltına alınmasından sonra davanın, iktidarın bir uydurması olduğunu düşündük. İnanamadık. Akp’nin yaptırdığı ankette de çıkan sonuç da böyle idi. Bu kadar büyük çaplı bir soruşturma ve yargı sürecine halkın yarısından fazlası inanmıyor. Bu çok ironik bir durum. Sebepleri çeşitli… Hukukun usülüne göre uygulanmamasının çok önemli bir payı var. Çünkü yargı sürecinde 2 ayrı kavram vardır. (Hukukçu değilim bir hatam varsa özür dilerim.) Esas ve Usül. Her ikiside aynı derecede önem taşır. Biri diğerinden daha az önemli değildir. Ama daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi ülkemizde hukuk kültürü maalesef yerleşik olmadığı için insanlar için usül kavramı önem taşımıyor. Dünyanın her yerinde kanunlar, kurallar uyulması içindir. Ama maalesef biz ‘’kanunda öyle ama uygulamada öyle olmuyor bu işler’’ durumuna alışığız. O yüzden kanun bizde çok da önemli değil. Uygulamada farklı çünkü…
İşte Derin Devlet de aslında böyle bir zihniyetin ürünüdür. Çünkü iktidarı bir şekilde elinde bulunduranlar hukukla halledemeyeceği şeyleri bir şekilde halleder. Çünkü vatanseverdir, görev adamıdır. Kafasının sokaktaki vatandaştan farklı (üstün) çalıştığına inanır. Temelde sokaktaki adamla aynıdır aslında. Hukukla halledemeyeceği işi hukuksuz bir şekilde gizli yada alenen halleder. Şimdi bu ‘vatansever’ olduğuna inanan birtakım insanları bu yüzden yargılıyoruz. Ama yargılarken de yine hukuku ‘usül’ açısından hiçe sayarak yapıyoruz. Çünkü biz de ‘vatanseveriz’ biran önce halledelim şu işi diye düşünüyoruz. 70-80 yaşındaki, yerleri yurtları belli insanları gecenin bir vakti gözaltına alıyoruz. Yanlarında savcı olmadan evlerini arıyoruz. İddianame bile olmadan aylarca hapiste yatırıyoruz. Hatta tüm özel telefon görüşmelerini istediğimiz gibi dinliyoruz ve canımız isterse çarşaf çarşaf yayınlıyoruz. Neden? Çünkü bu vatan millet meselesi ‘’şimdi kim uğraşacak usülle formalite’’ ile… (Formalite lafı bile birtakım gereksiz kurallar sürüsü gibi gelir bize.) Yani sokaktaki adamın da iktidardaki adamların da, bürokratın da askerin de polisin de düşünce yapısı aynı. Bu sebeple bir takım paşalar, aydınlar çeşitli haber programlarına demeç veriyorlar. ‘’ vatansever insanlar nasıl oluyor da bu şekilde yargılanıyor’’ diye.Hepimiz şaşırıyoruz. Alışığız çünkü büyük adamların, meseleleri kendi yöntemleri ile hukuk dışı halletmesine. Sesimiz soluğumuz çıkmaz. …. Yok aslında birbirimizden farkımız…
Peki nedir bu Ergenekon durumu? Çok karışık. Soruşturmanın ucu ‘Susurluk’a kadar dayanıyor. Yani içinde ülkücü mafya da var, Kemalist gazeteciler de var, Yıllarca PKK ile savaşmış komutan da.. Bu farklı görüşlerdeki insanların ortak bir davada yargılanması çok enteresan olsa da hepsinin ortak özelliği ‘’vatansever’’ olması. Eee suç mu şimdi ‘vatansever’ olmak? Hayır elbette değil. Her vatandaş vatanını istediği gibi sever. Yada sevmez. Önemli olan bu değil ki… Suç Vatanseverlik adına hukuk dışı işler yapmaktır. Hangisi yaptı, hangisi yapmadı, hangisinin ki düşünce boyutunda kaldı bilemiyoruz. Bunu yargı belirleyecek. Ancak ‘’Hukuk Devleti’’ mantığının yerleşmediği bir ülkede tüm bunların yaşanması çok normaldir.
Maalesef ülkemizin kuruluşundan itibaren, bölünmez bütünlük ve rejim adına korkularımız vardır. Nedense ya şeriat tehlikesi, ya komünizm yada bölünme tehlikesi hep kapıdadır. Bu yüzden de ‘vatanseverler’’ hep birşeyler yapmak isterler. İşte tam da bu yüzden tüm bunların ortaya çıkıyor olması ise tüm usulsüzlüklere rağmen demokrasi ve hukuk adına sevindirici bir gelişmedir.
Tüm bunlardan gerçekten temizlenmek için ise hukukçusundan, aydınına, bürokratlardan sokaktaki vatandaşa kadar herkesin hukuk mantığını kavraması ve buna göre hareket etmesi gerekmektedir. Yoksa faili meçhullere,insan haklarının ihlaline alışık ülkemde derin devlet şu veya bu şekilde her zaman varlığını sürdürecektir…

